TANRIÇA ARINNA
"Ey, Arinna'nın Güneş Tanrıçası, Hanımım, bütün ülkelerin
kraliçesi, Yer ve Gök Tanrıçası."
Hattusili III- MÖ. 13. yy.
Hitit dininde Arinna şehrinin güneş tanrıçası Anadolu’da yeni
taş çağı boyunca egemen olan dişi tanrıça (ana tanrıça)
geleneğinin devamı olarak görülür. Hattilerin "Vuruşemu",
Hurrilerin "Hepat", Hititlerin "Arinna’nın güneş tanrıçası", Geç
Hititlerin "Kupaba" ve Yunanların "Kybele" olarak
adlandırdıkları tanrıçalar aynı geleneğin ürünleridir.
Hitit’lerin baş tanrısı, göğün (fırtına) tanrısı “Teşup (Taru)”
‘tur. Baş Tanrıça “Arinna” güneş tanrıçası’dır ve Teşup’un
eşidir. Oğulları da, koruyucu tanrı “Şaruma” dır. Yazılıkaya
açık hava tapınağında bu üçlünün tasvir edildiği kabartmalar
vardır. Hititler Anadolu’da onlardan önce hüküm sürmüş medeniyetlerin
inanışlarını, kendi inanışları ile karıştırıp kendilerine çok
tanrılı, uzlaşmacı bir din “bin tanrılı din” benimsemişlerdir.
Dolayısıyla, Hitit dininde Anadolu’da güçlü inanışa sahip olan
ana tanrıçanın, tanrıların yanında onlara eş olarak benimsendiği
görülmektedir. Çoğu kabartmada tanrı ve tanrıça yanyana ve eş
statüde tasvir edilmişlerdir. Tanrıçalara verilen önem, Mısır ve
Hitit devletlerinin yaptığı Kadeş savaşından sonra iki devletin
hükümdarları arasındaki anlaşmanın şahidinin ve koruyucusunun
Arinna’nın güneş tanrıçası olmasından anlaşılmaktadır.
Hatti’nin, Misir’in “bin ilah ve ilahesi” bu anlasmanin sahidi
ve koruyucusudurlar: Gökyüzünün hakimi Günes, Arinna sehrinin
Günesi, Gökyüzünün hakimi Firtina Tanrisi, Hatti’nin,
Arinna’nin, Zippalanda’nin, Betiyarik’in, Hisashapa’nin,
Sarissa’nin Alep’in, Lihzim’in vs... Firtina tanrilari, Hatti
memleketinin Istari, Zithariya, Karzi, Hapantariya Tanrilari
Karahma, Tyr, Tanriçalari vs.. Gökyüzünün Kraliçesi, Bütün Hatti
ve Misir’in daglari, nehirleri Gök, arz büyük deniz, rüzgarlar
ve bulutlar...
Ramses II-Hatuşili Kadeş savaşı anlaşma Metni
Devletin ve orduların koruyucusu, yerin ve göğün tanrıçası olan
Arinna’nın Güneş Tanrıça’sı, genellikle geyik, panter ve
güvercin gibi hayvanlarla tasvir edilmiştir. Bu semboller onun
aynı zamanda doğa ve dolayısıyla ana tanrıça figürüyle de
kaynaştığını göstermektedir. Çatalhöyük kazılarında ortaya
çıkarılmış “tahtında oturan ana tanrıça” da, ellerinin altında
iki adet panterle betimlenmiştir.
“Ben majeste, babamın tahtına oturduğumda çevredeki bütün
düşmanlar benimle savaşa giriştiler. Ancak ben hiç bir düşman
ülkesine karşı sefere çıkmadan önce Arinna kentinin güneş
tanrıçası ile ilgili bayram törenlerini düzenledim[…] ve ona
seslendim: Arinna’nın güneş tanrıçası! Benim efendim, benim
yanıma aşağıya gel ve […] senin topraklarını almak isteyen
çevredeki düşman ülkeleri yok et.! Ve Arinna’nın güneş tanrıçası
sözümü duydu ve bana geldi. O zaman babamın tahtına oturur
oturmaz, çevredeki düşman ülkeleri on yılda yendim ve onları
yere vurdum.”
II.Murşili(MÖ1345-1315)
Arinna Şehrinin yeri hakkında tartışmalar vardır ancak
arkeolojik deliller, Hititler’in Arinna şehri olarak bahsettiği
yerin bugünkü Alacahöyük olduğu fikrini güçlendirmektedir. Aynı
zamanda Lykia’lılar (Antalya ve Çevresinde yaşamış olanlar)
Yunanlılar’ın Xsantos dediği şehirlerine “Arinna” demekteydiler.
Birbirinden çok uzak ama aynı adla adlandırılmış iki şehirin
arasında bir bağlantı olup olmadığı bilinmemektedir.
Kaynaklar
http://bucatarih.sitemynet.com/anadolu/hitit/tanri.html
http://www.geocities.com/arkeoloji2000/sureklilik.htm
http://www.cine-tarim.com.tr/cine/heykel.html
http://www.expage.com/arinna
http://www.kasguide.com/tarih/likya.htm
http://hercules_5.tripod.com/turkmitoloji/illuankas.html
http://www.sevi.mervan.net/firavunlar/metin.htm
http://hattusa.tripod.com/page18_tr.htm
|